Bu Kılavuzda belirtilen yöntem ve teknikler uygulayıcılara fikir verme amaç ve niteliğinde olup hukuken bağlayıcı değildir. Söz konusu bilgiler hazırlandıkları dönemin teknolojik düzeyine göre irdelenmektedirler. Değişen koşullar ve gelişen teknoloji ile birlikte bu tekniklerin uygulanmaları değişebileceği gibi, yeni uygulamalar ve teknolojiler de gündeme gelebilecektir. Ozon bu makalede geçmemektedir ancak doğru projelendirildiğinde kendi alanında güçlü bir arıtım sağlar. Ayrıca sitede endüstriyel mutfaklarda ve gıda sanayisinde koku giderme yöntemleri ile ilgili oldukça detaylı ürün ve çözüm önerilmektedir. Teknik, idari, hukuki ve diğer her konuda iletişime geçiniz. İstenmeyen kokular, kaynaklandıkları etkinliklerde kullanılan proses gereği oluşabileceği gibi, tesisin işletmesinde ortaya çıkan sorunlardan ve işletme yetersizliğinden de ortaya çıkabilir. Koku kontrol yöntemleri iki ayrı başlık altında ele alınabilir. Kötü kokuya neden olan tesis ve etkinlikler incelendiğinde, ortaya çıkan kokuların kaynaklanma nedeni ve yapısı ile birlikte bunların önlenmesinde uygulanabilecek yöntemlerin bu etkinliklerin türüne göre değişiklik gösterebileceği görülmektedir. Aşağıda koku oluşumuna en fazla neden olan etkinlikler ve buralarda uygulanabilecek önlem yöntemleri sıralanmaktadır. Bu tesislerde çalışma şekli ve fiziksel yapı koku oluşumunu büyük ölçüde etkilemektedir. Bu açıdan koku oluşumunu önlemenin en uygun yolu bu tesisleri belirli standartlara göre kurmak ve işletmektir. Çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından, koku oluşumuna ağırlıkla önem veren ve bu tür tesisler için hazırlanmış olan kılavuzlar bulunmaktadır. Mezbaha ve Hayvansal Yan Ürünler- Rendering Koku kirliliği kontrolü ve giderilmesine, temiz üretim ve kirliliğin kaynağında önlenmesi ilkelerine göre yaklaşıldığında, kokunun oluşmasını önlemenin, arıtma ya da güvenlik mesafesi uygulama gibi yöntemlerden daha etkili ve tercih edilebilir olduğu görülmektedir. Bu açıdan yaklaşıldığında, koku önleme yöntemleri önlemin yapısına göre azalan tercih sırası ile aşağıdaki gibi belirtilmektedir: Kokunun oluşmadan önlenmesi daha ekonomik ve etkin bir yöntem olacaktır. Bu ise tesisin üretim yapısı ve işletme koşulları iyileştirilerek yapılabilir. Arıtma: Kokulu gaz ve sıvıların koku oluşturan bileşiklerden arındırılması. Bunun için genel arıtma tekniklerinin yanında özgün tekniklerde kullanılmaktadır. Yoğuşturma, atık gazdaki çözücü buharları ya da diğer kokulu gazları, sıcaklıklarını çiğ noktalarının altına düşürerek ayırmaya yarayan bir tekniktir. Kokulu gazlarda genellikle suya doymuş gazdan yoğuşturularak ayrılan su kokulu gazlar içinde bir soğurucu görevi görmekte ve bu şekilde kokulu gaz arıtılmaktadır. Kokulu gazlar için uygulama sınırı 100.000 koku birimi/Nm3’tür. Adsorpsiyon, gaz moleküllerinin, belirli bileşikleri diğerlerine tercih eden katı yüzeylerde tutunduğu ve dolayısıyla sıvıdan ayrıldığı heterojen bir tepkimedir. Burada kokulu gaz bakteri ortamından geçirilerek gazın içerisindeki çeşitli maddelerin besin olarak bakterilerce parçalanması sağlanmaktadır. Bu tür tesislerin etkinliğinde tasarım kıstasları kadar işletme koşullarının sağlanması ve devam ettirilmesi de önem kazanmaktadır. Örneğin filtre ortamının nem ve sıcaklık durumu ile gazın ortamda kalma süresi verimi önemli ölçüde etkilemektedir. Biyo-yıkama, ıslak gaz yıkamayı biyolojik parçalamayla birleştirir. Burada yıkama suyu kokulu gaz bileşenlerini oksidize edebilecek bakteri popülasyonlarını barındırır. Bunun için, atık gaz içeriğinin yıkanabilir ve yıkanan bileşenlerin de aerobik koşullarda biyolojik olarak yıkılabilir olması gerekir. Biyo damlatma biyo yıkama ile aynı koşullarda çalışır. Biyo yıkamanın aksine, bakteri popülasyonu destek öğeleri yani bir yatak malzemesi üzerinde tutunmuşlardır. Burada, sıvı, inert maddelerden oluşan bir yataktan dolaştırılarak geçirilmektedir. Isıl oksidasyon, atık gaz akışı içindeki kokulu gazların, içeriğindeki karışımın hava veya oksijen ile birlikte, bir fırında, parlama noktasının üzerindeki bir sıcaklığa ısıtılması ve karbondioksit ve suya dönüşmek üzere tam yanma sağlayacak kadar yeterli bir süre yüksek sıcaklığın korunması yoluyla oksidasyon işlemidir. Katalitik oksitleyiciler, termal oksitleyicilere çok benzeyen bir şekilde çalışırlar. Aradaki en büyük fark, alev bölgesinden geçen gazın bir katalizör yatağından da geçmesidir. Katalizör, oksidasyon tepkimesi hızını artırarak daha düşük sıcaklıklarda gerçekleşmesini sağlar. Böylece, daha küçük oksitleyicilerin kullanımına olanak tanınır.Koku Kontrol Yöntemleri
Tesis türüne göre
Gıda Sanayi
Hayvan Çiftlikleri
Mezbaha ve Hayvansal Yan Ürünler
Balık Unu ve yağı
Atıksu Arıtma Tesisleri
Tabakhaneler
Demir-Çelik Tesisleri
Önlem Yapısına göre
Kaynakta önleme
Yoğuşturma

Adsorpsiyon

Biyofiltrasyon

Biyo-Yıkama

Biyo-Damlatma

Isıl (Termal) Oksidasyon

Katalitik Oksidasyon

Çeşitli Arıtma Tekniklerinin Verimlerinin Karşılaştırılması
Teknik
Koku Önleme Verimi (%)
Yoğuşturma
60-90
Adsorpsiyon
80-95
Biyo – filtrasyon
75-95
Biyo – yıkama
70-80
Biyo – damlatma
70-97
Termal Oksidasyon
80-95
Katalitik Oksidasyon
80-95